HARİTAMDA-Kİ GİZEMLİ YAPI “AY”

Mitolojisinde bile farklı farklı hikayelerde, nemli, soğuk ve karanlık doğasıyla karşımıza çıkan Ay’ın genelde üç temel fazı çok önemsenir. Bunlar sırasıyla gidersek eğer, yeni Ay fazı yani Hilal’dir ve bir bakireyle ilişkilendirilir. Dolunay fazı hamile bir kadını ve küçülen ay fazı da yaşlı, bilge bir kadını betimlemektedir.

Ay kendi karanlığında, o kadar gizemli bir yapıdır ki, oldum olası etkilenmişimdir. Hatta bazen güneşin Ay’a yansıttığı ışığı, sanki bana “beni” geri yansıtan bir algıymış gibi hissederim. Günümüzde toprak anadan başlamak üzere, İsa’nın veda yemeğindeki kutsal kâseye kadar konusu uzanan Ay, birçok uygarlıkta farklı figürlerle tasvir edilmiştir.

hieros-gamosGüneş ve Ay, yaşam ve varlık için birbirinden kopartılamaz önemli bir ikilidir. Güneş var olmayı, ben olabilmeyi ayakta kalabilmeyi ve bedenlenmeyi anlatırken, Ay bu bedenin içine üflenen ruhla ilişkilidir. Güneş gündüzü, erkeği, babayı, eril enerjiyi simgelerken, Ay, duyguları, kadınları, Anneyi ve dişil enerjiyi anlatır. İlahi planda her şey zıttı ile Can bulur, dolayısıyla bu iki ana karakteri birbirinden ayırmak olanaksızdır.

Burada hemen Mevlana’dan bir kesit aklıma geldi, tamda bu konuya uygun. 

Aradığın şey o kitaplarda değil, aradığın şeyi okuyarak bulamazsın. Sende eksik olan şeyi gözlerinle tamamlayamazsın.Aradığın şeyi Dünya’da arayacaksın, aradığın şeyi yüreğinle bulacaksın. Dünya’da ki tüm kitaplar, tüm hesaplar, akıl oyunları, sayfalarca laflar, sevginin yerini tutmaz. Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın.

Güneş varmak istediğimiz yeri, Ay da geldiğimiz yeri anlatır. Bu iki ana karakter yaşam boyu birbirini dengede tutmaya çalışır ve büyük ölçüde kendisinin oluşturduğu tuzaklara ayağı takılmaktadır. Güneş, dışarı yansıttıklarımız, buna nazaran Ay görünmeyen bilinçaltı ambarımızdır. Mükemmel dizayn edilmiş bu sistemi, anlayıp da hayran kalmamak mümkün değildir.

Ay çok karmaşık bir yapıdır, gerçekten biraz kafa yormak gerekiyor diye düşünüyorum. Nedense beni bu anlaşılması zor tarafı büyüler, her öğrendiğim yeni bilgi beni şaşkınlıklara sokar ve çok haz duyarım.

Sleeping-Earth-Waking-Moon-L“Ay” Anne, ev, yuva, güvenli hissettiğimiz yerdir, yani barınağımızdır. Ay hepimiz için, yetişkin dahi olsak, korunma ihtiyacı içinde olduğumuz bir yapıdır. Ay aynı zamanda Zodyak kuşağında 4. Evinin yöneticisidir ve DNA’mızın çıktığı yerdir. Haritalarda Ay’ın bulunduğu gezegen ve Ev, kişinin geçmişini ve bilinçaltı yapısını vurgular. Aynı şekilde 4. Evde bulunan burç ve gezegenler kişinin nereden geldiğini, geçmişini ve kendisine miras olarak aktarılanlar hakkında detay verebilir.

Çocukluğumuzda, geliştirmiş olduğumuz kalıplar ve istem dışı bu alışkanlıkların zoruyla nasıl davrandığımıza da dikkat çeker. Ay ve Ay’ın aldığı açılar bir olayın karşısında nasıl tepki verdiğimizi gösterir. Örneğin; Ay Mars ile iletişimde olduğunda tepkisel mekanizması Mars’ın doğası gereği öfkeli, agresif ve atılgan olabilir. Buna nazaran Ay Satürn ile birlikteyken daha temkinli ve kontrollü tepki vermeye meyillidir.

Ay’ımızın aldığı açılar duygularımızın güçlüklerini ifade ettikleri kadar duygularımızın doğasını da anlatırlar. Duygularımız, taşıdığımız kalıtımsal özelliklerimiz olduğu kadar bize sonradan aktarılanla da ilişkilidir. Yetiştiğimiz çevrede, içselleştirdiklerimizle de bağlantılıdır. Ay’ı bir bilinçaltı deposu gibi de düşünebiliriz. Gördüğü, yaşadığı ve hissettiği her şeyi bilinçdışı bu depoya yıllarca taşır durur ve biriktirir.

Ay genel anlamda evimizi anlatır. Evimiz bizim beslendiğimiz yerdir. Ay evimizin bize sığınak olması anlamında anne karnının da göstergesidir. Duygusal anlamda güvende hissedebileceğimiz ve kendimiz olabileceğimiz yerdir. Dış dünyadan yani gözlerden uzakta, istediğimiz gibi davranabileceğimiz gerçek yerdir. Ay’ımızın doğası gereği geri çekilme eğiliminde oluruz, çünkü buna aşinayızdır. Her şeyden önemlisi Ay, köklerimizi ve geldiğimiz yeri anlatır.

Ay, Annenin başlıca göstergesidir. Hepimizin biyolojik bir annesi vardır ve Ay’ımız onunla ilgili deneyimlerimizi gösterir. Onun rahmindeyken çevrede olanlardan, onun gıdasıyla beslendiğimiz gibi onun duyguları ve ruh halleriyle de besleniriz. Annemiz bağlı olduğumuz ilk kişidir. Bu nedenle de koşulsuz kabul görmek için yöneldiğimiz ilk kişidir. Ay’ımızın burcu, evi ve diğer gezegenlerle açıları, çocuklukta nasıl hissettiğimiz, özellikle de kendimizi güvende hissedip hissetmediğimiz hakkında çok şey söyleyebilir.

sevgiler ❤

Hülya Özcan

Reklamlar

One comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s