Yer Açın

Giriş cümlesi yazmaktan nefret ediyorum, o kadar nefret ediyorum ki bir kez daha yazmak istiyorum; giriş cümlesi yazmaktan nefret ediyorum, kelimeleri yerli yerinde yazmaktan, kurallarına uygun yazmaktan “de, da” ları ayrı yazmaktan, virgülleri doğru yerine koymaktan da nefret ediyorum. Hayatta en sevdiğim şeyi yaparken bin tane kuralın olmasından ve maalesef buna uymak zorunda olmaktan da nefret ediyorum…kurallardan nefret ediyorum…

Bakmayın nefret dolu giriş cümleme, çaresiz kaldım; sil yaz, sil yaz. Kural sevmiyorum,samimiyetimi kaybediyorum, çocukken eve gelen misafire kim olursa olsun hoş geldiniz deyip asla içinizden gelmediği halde öpmek gibi geliyor. Yok süslü cümle bul, yok uyum olsun, yok kopuk yazma. Ya, ben kopuk yazıyorum, böyle yazınca mutlu oluyorum, çünkü ben gayet kopuk bir tipim, bir şey anlatırken de çok absürt başka bir konuya geçebiliyorum, kendimi böyle çok seviyorum, çok eğlenceli buluyorum, dünyada kendime güldüğüm kadar kimseye gülmüyorum, dün akşam balkona bacaklarım titreye titreye perde taktım sabah resmini anneme atacakken servis arkadaşıma atmışım, bana yazmış; 10 dakikadır bakıyorum bakıyorum bir anlam veremedim demiş, bende ergenliğimden beri diyet yapıyorum, sağolsun bu arkadaşım da bana böyle şeylerde öneride bulunur, ona yazdım; bir tül kadar inceldiğimi size anlatmak istedim dedim. İşte böyle yazmayı seviyorum.

Hep garip ve komik şeyler yapar ama depresif şeyler yazarım, neden çünkü kurallar var. Kusura bakmayın “de, da “ ayıramayanlar yazmasın deyip ikinci satırda insanı intihara sürükleyenler için yazıyorum, canımın istediğini yazıcam, mesala yazacağım değil yazıcam tamam mı çekilin.

Yazdıklarımı okuyunca içimden “Holden” ın dişi versiyonuymuşum gibi hissettim, “bahse girerim” beni tanısaydı en iyi dostu olurdum, kitabı okurken sıkılsanız da bitirdiğinizde bir süre Holden’ın, yanınızda yürüdüğüne inanamayacaksınız.  Holden ile bende bu yıl tanıştım, bilenler bilir, bilmeyenler için kendisi “Çavdar Tarlasında Çocuklar” ın genç roman kahramanı, kitabın yazarı ise Jerome David Salinger bu kitaptan başka hiçbir şey yayınlamaz, “Çavdar Tarlasındaki Asi” filminde yazarın, defalarca reddedilen beğenilmeyen yazma çalışmaları var, yine reddedildiği bir gün, hocası ona bir soru sorar der ki; hiç kimse okumasa bile yine yazar mısın, Salinger filmin sonunda cevabını verir…

Çok şeyden ödümüzün koptuğu bu dünyada, kendimiz olabileceğimiz bir yer açmalı ara sıra nefes almalıyız.

Selametle sevgili okuyucu…

Reklamlar

20 Comments

  1. bitip noktası konmuş bir cümleden sonra “Da ……….” ile başlayan bir cümle kurmuştum. Türkçede böyle bir yazım şekli olmadığı için notumu kırmıştı hocam… yıllar sonra bir necati tosuner kitabı okurken (ki çok severim öykülerini) denk gelmiştim, tıpkı böyle başlamıştı yeni cümlesine… ve koskoca yayınevi böyle yazım şekli yok dememiş, olduğu gibi yayınlamıştı… / çok da kasmamak gerek, içten gelen nasılsa okuruna ulaşacaktır anlatılmak istenen… / sevgiler…

    Liked by 1 kişi

  2. Anlatmak istediklerini,
    Anlat içinden geldiği gibi,
    Ve yaşa daima,
    Yaşamak istediklerini,
    Başkalarının koyduğu,
    Kurallara çok da aldırma,
    Tek kuralın olsun,
    Daima dinleyip uyduğun,
    O da Gönlünün İçindekinin
    Sana söyledikleri…

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s