Gizli Dünya

Hepimizin, anın içindeyken hiçbir anlamı olmayan, ancak yaşadıkça anlamı kelimelere sığmayan, geçmişte ki, geçmeyen yaşanmışlıklarımız vardır. Geçmişte, bizi hem güldürüp hem ağlatacak her şeyi anı diye adlandırırız. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum işte bu anılarımızın çoğu, çocukluğumuza dayanır, yıllar ilerledikçe unuttuğumuz onca şeye inat çocukluğumuzda biriktirdiğiniz anılar, ansızın ortaya çıkıp bizi çok gerilerde bıraktığımız gizli bir dünyaya çocukluğumuza götürür, orada nefeslenir ve gerçek dünya’ya daha mutlu, daha güçlü döneriz.

Arkadaşıma çocukluğumu yazacağım diye anlatınca; ya dedi, tamam da, kim ne yapsın ki senin çocukluğunu, güldüm, bence de çok mantıklı bir fikir ama ben çok güzel anlatırım ve biliyorum, ben anlatırken okuyanlar da kendi çocukluğundan bir şeyler hatırlayacak, gülümseyecek ve etrafına yayılacak o gülümseme. Fazla mı hayalperest oldum. Hiç olmazsa birinizin gülümsediğini umuyorum, hepi topu bir gülümseme, çok görmeyin kendinize de bana da…

Büyüdükçe, çocukken çok kolay gelen şeylerin zor, zor gelen şeylerinse kolay olma tezatı beni hep şaşırttı. Mesela, bir dağın tepesine çıktığımda aya dokunulabileceğimi düşünüyordum, orada ki tek sorun dağın bana çok uzak olması ve yolu bilmememdi,  yoksa o tepeye çıksam gece olduğunda aya elimi sürebilirdim. İlkokulda ufuk çizgisini öğrenirken örnek vermek gerekirse diye başlayan cümle “uzaktan dağa baktığında sanki orada olsan aya dokunabilecekmişsin gibi gözükür” diye bittiğinde, oradaki minik bir kalbin çıtırt diye ses çıkarttığına emin olabilirsiz, hayal kırıklığı sesiydi o. Cesaret edebilseydim eğer, nasıl yani, o tepeye gitsem dokunamam mı, kesin, eminsiniz, diye sorardım.

Düştüğümde nereden çıkıp geldiğini bile anlamadığım hızla yanına biri gelir, beni yerden kaldırırdı. Sonrasında iyi oldu hak ettin dese de,  bir volüm daha yüksek sesle ağladığımda şefkatli bir öpücüğü, sıcak bir sarılmayı, oy yavrumla biten cümleyi kapardım, tüm sızılarım dinerdi o an.

İstesek de istemesek de büyüdük ve bazı şeyler değişti gelişti, bazı şeylerse hep aynı kaldı. Çamurdan yaptığım güneşte pişirdiğim pastaların yerini, hamurla yapıp fırında pişirdiklerim aldı, ama tatları pek değişmedi, ben kek yapmak istediğim de annemin, bana kek yapmamam için yalvarmışlığı var o derece pasta yapma tarzımı değiştirmedim.

Yaşadığım bu dünya dışında geçmiş zamanda, çocukluğumun gizlendiği çok güzel bir dünyam var benim hatırladıkça güldüğüm, hatırladıkça güçlenip döndüğüm…

Reklamlar

13 Comments

      1. Tamamdır yakında köye gidiyorum. Sana organik çamurdan içine incir yaprakları koyduğum pastadan yapıp göndericem🤣🤣 👍
        Şaka bir tarafa vallahi desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederim.

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s